İçimizden biri: İçimizdeki Çocuk-2

İçimizdeki Çocuk röportajlarımızın ikincisinde Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrı Doç. Dr. Neslim Güvendeğer Doksat ile Transaksiyonel Analiz yöntemiyle “çocuk modlarını” masaya yatırdık. 

Kişisel gelişim alanıyla daha fazla gündeme gelen “içimizdeki çocuk” terimi aslında şema terapinin “çocuk modları” alt başlığında detaylı bir şekilde inceleniyor. 

Şema terapi nedir öncelikle?

Şema terapi Jeffrey Young tarafından geliştirilmiştir. Erken dönem yaşantılarının, yetişkinlik dönemindeki yansımalarının keşfini ve zararlı olanların değiştirilmesini amaçlar. Günümüzde bir psikoterapi yöntemi olarak kullanılmaktadır. Prensip olarak, değiştirilmesi zor, çocukluk ve ergenlik döneminden köken alan psikolojik bozuklukların açıklanmasına ve tedavisine ilişkin olarak gerek kuramsal gerekse de uygulamaya yönelik ileri sürülmüş bir model olarak tanımlanmaktadır.

Nedir bu çocuk modları?

Çocuk modlarının irdelenmesi en geniş ve modernize olarak “transaksiyonel analiz” yöntemiyle gündeme gelmiştir. 

Transaksiyonel Analiz yöntemi nedir?

Transaksiyonel analiz (TA); bireyler arasında değişen ilişkiyi ve iletişimi, bireyin diğer bir bireyden farklılığını ve diğer bireylerle iletişim kurduğunda nasıl davrandığını açıklamaya çalışan bir yaklaşımdır. TA’yı oluşturan temel öğelerin başında “ego durumları” gelir. Buna göre: Ebeveyn ego durumu, erişkin ego durumu ve çocuk ego durumunun varlığı söz konusudur. Fonksiyonel analize göre ise ego durumları: Eleştirici Ebeveyn, Koruyucu Ebeveyn, Yetişkin, Doğal Çocuk ve Uygulu Çocuk olmak üzere beşe ayrılmaktadır.  

Ebeveyn boyutlarını kısaca açacak olursak?

Eleştirici Ebeveyn boyutumuz ebeveynlerden veya ebeveyn yerine geçen figürlerinden öğrenilen önyargılı düşünceler, duygular ve inançlarımızdır. Toplumsal kuralları korumayı, bunlara uymayanları eleştirmeyi amaçlar. Bu boyut hem kendini hem başkalarını eleştirir.  İnatçı, güçlü, aşırı koruyucu, ilkeli, cezalandırıcıdır. Eleştirici ebeveyn yönümüzü, toplumsal doğruları yeni nesile aktarmak için kullanırız.

Koruyucu ebeveyn boyutumuz koruyucu ve kollayıcıdır. Toplumsal değerleri temel alır ve toplumsal değerlerin dışına çıkıldığında kişinin zarar göreceğini düşünerek ikaz eder. Özen gösterici, bağışlayıcı, destekleyici, izin verici, şefkatli, koruyucu ve endişelidir.

Yetişkin boyutumuz şu andaki gerçeğe uygun olan ve diğer iki boyuttan ayrı olarak duygu, düşünce ve davranış kalıpları takımıdır.

Peki içimizdeki çocukların boyutları nasıldır?

Doğal çocuk boyutu kişinin fiziksel ihtiyaçlarını gözeten, kendiliğinden ortaya çıkan, içinden geldiği gibi davranan, hareketli ve yaratıcı boyutudur.  Bir anlamda kişiliğin eğitilmemiş kısmıdır. Temel duygusal ihtiyaçlarımız sevmek, sevilmek, duygusal ihtiyaçlarımızın geciktirilmeden karşılanması, duygusal paylaşım, temel güvenlik ve aidiyet duygusudur. 

Uygulu çocuk boyutu; kişiliğimizin ebeveyn mesajlarından oluşan parçasıdır.  Boyun eğme veya isyan etme davranışları ile kendini gösterir.  Doğal çocuk boyutumuzdan farklı olarak, tepkilerini adeta ebeveynleri onu dinliyormuş veya gözlüyormuş gibi ayarlar. Çalışkandır, usludur, asidir veya ebeveyn figürlerinin herhangi birini referans olarak kullanır. 

Sağlıklı insan motifi nedir o zaman?

Sağlıklı insan yaşadığı olayın niteliğine ve ortamın özelliklerine göre uygunluk gösterecek şekilde söz konusu olan benlik durumlarını sergiler. 

Doğal çocuk tarafımız kendini nasıl ortaya koyar?

Doğal çocuk tarafımız 2 şekilde kendini ortaya koyar. Birincisi samimi ve doğal olarak kendimizi sergileyebileceğimiz ortamlardır. Buralarda en saf ve doğal tarafımız sergilenir. Bu tablonun ortaya konuluş sekline “bilinçli regresyon” adı verilir. Örneğin seneler sonra okul mezuniyet grubumuzla yeniden bir araya gelme toplantısında herkes bilinçli olarak doğal çocuk moduna iner. Çocuklar gibi eğlenilir. Çocuklar gibi espriler yapılır. Bütün olumsuz enerjiler atılır, rahatlanır ve deşarj olunur. Toplantı bittiğinde herkes yine yetişkin ego boyutuna döner. 

O halde bilinçli regresyondaki çocuk modunu doğru kullandığımızda hayatımıza olumlu katkısı olacak mıdır?

Aynen öyle. Çocuk modumuz, “bilinçli regresyon” savunma mekanizmasıyla açığa çıkartıldığı sürece yaratıcılık yönümüzü daha işlevsel kılar. Bu boyutumuz çok daha eğlenceli ve şakacıdır. Mutlu tarafımızı uzak senelere taşımada yeri çok önemlidir. İşlevsel olarak kullanıldığı sürece, kişinin kendisine ve çevresindekilere iyi gelen boyutu vardır. 

Diğer çocuk modu ise, yetişkin hayatımızda ağır bir travmayla karşılaşıldığında, kişiler dissosiye olabilirler (duygusal ve ruhsal çözülme). Bu gibi durumlarda bilinçdışı olarak regresyon sergileyip içlerindeki doğal çocuk tarafı ortaya çıkartabilirler. Bu durum ruh sağlığı açısından sağlıksız bir durumdur ve mutlaka profesyonel müdahaleyi gerektirir.

Kişilerarası ilişkilerimizde bu transaksiyonları nasıl kullanırız?

Kişilerarası ilişkilerimizde bu transaksiyonların (etkileşim) bir karışımını kullanırız. Örneğin, “tamamlayıcı transaksiyon” denilen durumda birey, karşı tarafa herhangi bir ego durumundan mesaj gönderir. Diğer kişi ise, iletişimi başlatan kişinin hedeflediği ego durumundan yanıt verir. Bu tür transaksiyonların olduğu iletişimler neredeyse hiçbir çatışma olmadan sonsuza kadar devam edebilir. Oysaki kişiler arası ilişkilerimizde “çapraz transaksiyon” kullanmamız durumunda bir kişi iletişimde bulunduğu kişiye herhangi bir ego durumundan mesaj gönderir. Ancak diğer kişi mesajı gönderen kişinin hedeflediği ego durumu yerine başka bir ego durumundan yanıt verir. Örneğin bize yetişkin ego boyutundan bir soru soran arkadaşımıza doğal çocuk boyutumuzdan cevap verebiliriz. Bu durumda tam karşı tarafla tam olarak aynı dili konuşamamış oluruz. Dolayısıyla, bu gibi çapraz transaksiyonlar genellikle yanlış anlamayla sonuçlanır.  

Bu durumda ne yapılmalı? Sağlıklı bir kişi nasıl davranırdı?

Bu nedenle iletişimlerimizde tam empati kurup karşımızdaki kişiyle paralel ego durumlarından duygusal alışveriş içine girmemiz en uygunu olacaktır.

Sağlıklı kişi yeri geldiğinde bu ego boyutlarının hepsini sosyal duruma uygun şekilde kullanabilen ve etkili kişilerarası iletişim yöntemlerini kullanabilen kişidir.

Sizin MÜMKÜN mesajınız nedir?

Ruh sağlığı açısından verilebilecek en uygun mesaj, içimizdeki çocuk ego boyutumuzu daima korumak hatta hobilerimizi ve çocukluk dönemine ait ilişkilerimizi koruyarak onu canlı tutmaktır. Bununla beraber, bütün ego boyutlarını ortam ve duruma en uygun düşecek şekilde en işlevsel şekilde kullanabilmek sağlıklı bir ruh sağlığı için son derece önemlidir.

Yorumlar