“Güvenmek, en iyi seçimdir”

Stanley Krippner, psikolog ve parapsikolog olarak yarım asrı aşkın süredir hizmet veriyor. Henüz küçük yaştayken Amerika yerlisi şamanlarla tanışması, onların ritüellerine katılması onda insana dair bir merak uyandırdı. Bilim ile ilimi buluşturan Krippner bu alanda pek çok kitap ve makale yazdı. 1972-2019 yılları arasında Saybrook Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 

Hipnoz, bilincin metamorfik seviyeleri, rüya telepatisi, şamanizm alanlarında yayınlar hazırladı. 2002 yılında Amerikan Psikoloji Derneği tarafından uluslararası psikoloji gelişimine seçkin katkılarından dolayı ödüle layık görüldü. Aynı yıl Psikolojik Hipnoz Topluluğu’ndan profesyonel hipnoza katkılarından ötürü ödüllendirildi. Hümanistik Psikoloji Topluluğu, Uluslararası Rüya Çalışmaları Derneği, Parapsikoloji Derneği ve Uluslararası Kişisel Değer Network’ü kendisine “Yaşam Boyu Başarı” ödülü verdi.

Krippner ile röportaj yapabilmek büyük bir heyecandı. Tanıştığımızda ise röportajımız sohbete dönüştü. Farkındalık yaşamak ve evren ile bütünleşmenin, zihinsel dengesizlikten nasıl ayrıştırılacağını o kadar net ve yalın şekilde anlattı ki yüreğime su serpti. 

Spiritüel yolculuğunuz nasıl başladı?

Çocukluğumdan bugüne hep spiritüel yolculuktaydım. Doğayla uzun zaman geçirirdim, hayvanlarla hep bağlantıda oldum ve fark ettim ki hepimiz bütünüz, birbirimizle bağlantıdayız. Hepimiz kardeşiz. Kişilerin etraflarındaki doğanın bir parçası olması gerektiğine inanıyorum. Bu çocuk yaşta öğrendiğim bir dersti. Dünyanın iklim değişikliği ve kirlilik gibi konulara önem vermeye başlaması beni çok mutlu ediyor.

Amerikalı şamanlarla pek çok deneyiminiz olmuş. Neler yaşadınız?

Evet, çocukken çiftliğimizde okbaşları bulunurdu. Bunlar yüzlerce yıl öncesindeki kabilelerden kalmaydı. Bu durum beni yerli Amerikalılar konusunda araştırma yapmaya yöneltti. Sonrasında yerli Amerikalılarla özellikle şaman kadın ve adamlarla iletişime geçtim. Şamanlar bir kabilenin şifacısı ve danışmanıdır. Torunu Sidian Morning Star ile Şifacı Şaman Rolling Thunder’ı anlatan iki kitap yazdık. Bu kitaplar Rolling Thunder’dan ve diğer şamanlardan öğrendiklerimi yazıya dökmemi sağladı. Pandemide de şamanlarla hep iletişimde oldum. 

“TÜM YAŞAM FORMLARI İLE İLİŞKİDEYİZ”

Siz de spirituel deneyimler yaşadınız mı? Bazen meditasyon sırasında ya da rüyalarda mesajlar aldığımızı düşünüyoruz hatta bunlarla ilgili teyitler de geliyor. Kendimizle evren arasında bir bağın olduğunu hissediyoruz. Ancak bilim henüz bunları pek dikkate almıyor.

Bu deneyimleri paylaştığınız için teşekkürler. Bence burada anahtar nokta “teyit”. Günlük yaşamınızda mesajlarınızın teyit edilmesi. Ben de uydurmadığımı anlamak için günlük hayatımda ya da doğada konfirmasyonlar ararım. Örneğin birlik, bir olmakla ilgili mesajlar alıyorum ve iklim bilimi alanında teyitler geliyor; mesela bu alandaki bilim insanları birlikte hareket etmemiz gerektiğini söylüyor. Okyanuslarda tonlarca plastik var. Şimdi yeni doğan bebeklerin kanında minik plastik parçaları bulunuyor. Çünkü anneler kirli suları tüketiyor ve bebeğe aktarıyor. 

Birlik kavramını tanımlar mısınız?

Birlik terimini kullanırken, tüm yaşam formlarıyla ilişkide olduğumuzdan söz ediyorum. Yaşam çok muazzam ve dünyada yaşamın oluşması milyarlarca yıl sürüyor. Farklı formlar alıyor ama sonuçta hepsinin ilk noktası aynı. Bu fark edilince savaşlar olmayacak. Maalesef insanlar politikayla ve bencil isteklerle o kadar ilgili ki büyük resmi göremiyor.

İnsanların büyük resmi görebilmesi için ne yapabiliriz?

Hayatı korumak ve sürdürmek konulu hareketlere destek olabiliriz. Komşumuzda ve ülkemizde olan bitenlerin farkına varabilir, takip edebiliriz.

Peki ya psikolojik açıdan pandemi süreci konusunda neler önerirsiniz?

Ülkelerin ekonomisi çok etkilendi, insanlar sağlıklı olmak ve para kazanmak konusunda zorlu zamanlardan geçiyor. Bu zor bir seçim. Ancak korku iyi bir seçim değildir. Korku bağışıklık sistemini zayıflatır. Bir şeyden korktuğumuzda aslında ona davetiye göndeririz. Güvenmek en iyi seçimdir. Hayatta kalmak için elinden geleni yapmak ve güvenmek. Artık eşler daha uzun zaman beraberler ve ortak yanlarının olmadığını fark ediyorlar. Bu durum çocuklar için de böyle. Bu noktada danışmanlık ve psikoterapi destek olabilir. ABD’de pandemi sebebiyle intihar oranları yükseldi. İnsanlar çaresiz hissediyor. Bu noktada spiritüellik devreye giriyor. Kişiler ortak bir spiritüel nokta bulup, ilişkilerini bu şekilde devam ettirebilir. Korkmak yerine sevmek, şefkat göstermek gibi başka eylemler var ki onlar vurgulanmalı.

“TOTEM HAYVANLARIM CEYLAN, PUMA VE YILAN”

Şamanizmde totem hayvanlara çok rastlıyoruz, sizin totem hayvanınız var mı?

Evet bu diğer yaşam formlarıyla bağlantıda kalmak için güzel bir yöntem. Yerli Amerikalılar hepimizin totem hayvanı olduğuna inanır. Bu bizim doğaya yakın olan ve bize rehberlik eden parçamızdır. Çocukken bir yaz kampında yürüyüşe çıkmıştım ve bir ceylan gördüm. O günden beri ceylan benim totem hayvanlarımdan. Çok narin, nazik ve tehlikelerden nasıl uzak duracağını bilen bir parçam olduğunu hatırlatıyor bana ki bu dersleri birer birer öğrendim. Bir başka totem hayvanım puma, dağ aslanı. Yavrularını korumak için çok şiddetli ve fevri olabiliyorlar. Bazen tehlikeden kaçamazsınız, o zaman pumaların yüzleştiği gibi yüzleşmelisiniz tehlike ile. Bu size güç verir. Üçüncü totem hayvanım bir yılan, orman anakondası. Bir vizyonla geldi ve “Neden bizi görmezden geliyorsun? Biz derimizi değiştirip yepyeni biri olabiliriz” dedi. Bu da öğrendiğim derslerden biriydi. Totem hayvanlarımız rüyada, vizyonda ya da gündelik yaşamımızda bize gelebilir.

“RUHSAL UYANIŞTA ANAHTAR KELİME DENGE”

Bazen bunun gibi mesajlar alabiliriz ama aynı zamanda zihinsel rahatsızlıkları olanlar da böyle mesajlar aldıklarını düşünebilir. Bu ikisini nasıl ayırabiliriz?

Duygusal ve zihinsel olarak rahatsız olan kişiler dışarıdan böyle mesajlar aldıklarını iddia edebilir. Konuşmamızın başında da söylediğim gibi eğer rahatsız kişi dünyanın sonunun geldiğine dair bir mesaj alırsa ona “Hadi bekleyip görelim” derim. Sonunda dünya sona ermez. Dolayısıyla teyidin altını çizmemiz gerekiyor. Eğer vizyon kendine özgüyse, ruhu yansıtıyorsa, şefkat ve sevgi doludur. Zihinsel hastalığı olan pek çok kişi korku, tehlike, nefret içeren vizyonlar görür. Ruh (spirit) olumlu şeylerle çalışır: sevgi, paylaşım, şefkat.

Ruh ile nasıl buluşabiliriz?

Bence ruh daima bizimle. Sadece ona izin vermeliyiz. Bazıları dua, meditasyon, ruhsal metinler okumak, filmler izlemek ya da başka yollarla ruha ulaşıyor.

Bazı kişiler ruhla buluştuktan sonra, bu hali o kadar çok seviyor ki takıntı haline getirebiliyor, dünyevi her şeyi unutabiliyor. Bu da bir rahatsızlık mıdır?

Burada anahtar kelime denge. Bazen kişiler ruhu keşfeder ve çok fazla genişler. Sürekli spiritüel mesaj almaya başlar. Bu yaşamak değildir, kişi dengede olmalıdır. Kendimize bir filtre uygulayıp, sadece bazı mesajları alma kapasitemiz var. Bu durum ailemle, arkadaşlarımla, işimle ve hayattan zevk almamla arama bariyer olmamalı.Bu çok önemli bir tehlike, ruhsal uyanış yaşayanlar her şeyin boş veriyorlar ve sadece bu alana odaklanıyorlar. 

Yorumlar