f
Astroloji ne der, ne demez?

Merhaba Mümkün Dergi okurları

Bundan sonra Astroloji köşesinde sizlerle birlikte olacağız. Uzun yıllar kurumsal firmaların pazarlama, satış ve halkla ilişkiler departmanlarında görev aldıktan sonra, çocuk yaştan itibaren ilgimi çeken gökyüzünün sözcüsü olmaya karar verdim ve astroloji yolculuğum da böyle başladı. Sekiz yıldır profesyonel olarak aşkla mesleğimi icra ediyorum. Gökyüzünün şifrelerini, insanları korkutmak adına değil, onların yolunu aydınlatmak adına çözmeye devam edeceğim.

Bu köşede, gökyüzündeki önemli etkilerden bahsederken, aynı zamanda astrolojinin klasik yorumlarından ziyade, nasıl haritamızın üzerine çıkacağımızdan, zorlu etkileri nasıl yumuşatacağımızdan, haritamızdaki açıların aslında bizim yaşama gelirkenki bakış açılarımız olduğundan, haritamızdaki zorlu açıların kaderimiz değil, bu yaşamdaki sınavlarımız olduğundan ve astrolojiyi bilmenin hayatın sürprizlerini bozmayacağından, sadece doğru zamanda doğru seçimi yaparak yaşamımızı kolaylaştıracağından bahsedeceğim. 

GEZEGENLERİN İRADESİ YOKTUR

Biraz astrolojinin ne olup, ne olmadığından bahsedelim isterim.

Astroloji kehanet ya da fal değildir. Yarın başımıza ne geleceğini söylemez, söyleyemez. Zira gelecek, yalnızca ilahi planın tekelindedir. Astroloji ancak gelecekteki potansiyel etkilerden bahsedebilir. Tıpkı meteorolojinin günlük, haftalık hava durumu tahmin etmesi gibi, o da gelecekteki potansiyeli yüksek etkileri bize sunar. Peki astroloji neden geleceği söylemez, söyleyemez? Çünkü; gezegenlerin iradesi yoktur. İrade yalnız biz insanlara verilmiştir. Gezegenler yaşamımızda bir etki bırakırlar. O etkiye nasıl tepki vereceğimizi biz belirleriz. 

Bu durumda,

“Astroloji, başımıza gelen etki ise, kader, ona verdiğimiz tepkidir” diyebiliriz. Astrolojinin en sevdiğim tanımı sanırım kısaca bu. Eğer, gelecekte başımıza gelecekleri direkt söylüyorsa, işte o zaman hayatın sürprizlerini bozar ve insana verilen aklın ve seçimlerin de hiçbir anlamı kalmaz. 

Astrolojiyi sekiz yıldır insanların kişilik ve karakterlerini tanımada, onların kadersel süreçlerindeki potansiyeli keşfetmede, eksi yönleri artıya dönüştürmede, törpülenmesi gerekli alanları yumuşatmada ve bireyin sahip olduğu potansiyeli en sağlıklı şekilde kullanmasını sağlamada bir destek ve yol haritası olarak kullanıyorum. Bana göre, bireylerin veya toplulukların başına ne geleceğine dair yapılan her yorum, hem bireyin hem de o toplumun bilinçaltına yazılan bir koddur ve tehlikelidir. Bireyin de, toplulukların da seçimlerine müdahale edilmemelidir. Bir astrolog, sadece süreçler, zorlu etkiler ve bu etkilerden maksimum fayda sağlanması için neler yapılması gerektiğine dair danışmanlık yapmalıdır diye düşünüyorum. En azından benim için etik olan daima bu olmuştur. 

DOĞUM HARİTASI NE ANLATIR?

Doğum haritamız; bu yaşamda bizim sahip olduğumuz pozitif ve negatif her türlü potansiyeli içinde barındırır. “Karakterimiz ne ise, kaderimiz de odur” denir ya; aslında karakterimizin yaşam seçimlerinde oynadığı rolden bahsedilir. Ve seçimlerimiz kadersel süreçlerimizi belirlediğinden, karakterimizi iyi tanımanın bize çok büyük katkısı olacaktır. Örneğin; cesaretli ve risk alabilen birinin, yaşamda alacağı kararlar ile, pasif ve içe dönük birinin alacağı kararlar aynı değildir. Nasıl bir tasarım olduğumuzu artısıyla eksisiyle, zaaflarımızla, duygusal tarafımızla öğreneceğimiz bir yol haritasıdır astroloji…

Ve tam da bu noktadan bakar ve beklentimizi bu noktada tutarsak, o zaman yaşamımızı kolaylaştıran bir destek ünitesi olur. Eğer bunun tam tersi kehanet ve fal aracı olarak görürsek, beklentimiz bu noktada olursa, büyük hayal kırıklıkları yaşamamız söz konusu olabilir. Çünkü ilahi plan garanticilik peşinde koşulmasından pek hoşlanmaz. Yani “Eğer bu olacaksa o zaman kabul ederim” düşünce tarzını benimseyerek astrolojiden destek almak isteyenler, günün sonunda desteksiz kalabilir. 

KİŞİSEL GELİŞİMİN GİRİŞ ANAHTARI

Delphi’deki Apollon Tapınağı’nda Latince “Nosce Te İpsum”, Yunanca “Gnothi Seauton”  yazar. Tüm öğretilerde, Kızılderili kültüründe, kadim Mısır öğretilerinde, eski Şaman eğitimlerinde, Uzak Doğu’da, Anadolu’nun tasavvuf okullarında ve sufi dergahlarında hemen her yolcuya ortak olarak söylenen bu söz, “Kendini bil” demektir. Kendini bilen Rabbini bilir. Rabbini bilen, bu yaşamda maddeye değil manaya, bedene değil ruha ve öze dönmesi gerektiğini bilir. Kendini bilmek için kendini tanımak ve onunla yüzleşmek gerekir. Bu da bizi astrolojiye götürür. Astroloji, kişisel gelişimin giriş anahtarıdır. 

Gelin, yaşam yolculuğumuzu elimizdeki anahtarlarla, bilinçle ve daha konforla tamamlayalım…

Sevgiyle…

 

Yorumlar