f
26 Mayıs Ay tutulması: Yeni faza hazırlanıyoruz

Bir tutulma mevsimi daha başladı.

2020 Mayıs ayının başından bu yana Ay düğümlerinin İkizler-Yay aksında olması tutulmaların da bu burçlarda olmasının nedeni... 26 Mayıs’ta Yay burcunda meydana gelecek tutulma bu eksendeki son Ay tutulması. Arkasından 10 Haziran’da İkizler ve 4 Aralık’ta Yay burcunda meydana gelecek Güneş tutulmaları ile bir fazı kapatmış olacağız ve bundan sonraki yaklaşık 18 aylık dönemde tutulmalar Boğa-Akrep aksında meydana gelmeye başlayacak.

TUTULMALARIN MUHTEMEL ETKİLERİ

Tarih boyunca tutulmalar uygarlıklar tarafından korkularak izlenmiş, gerçekten de tutulmaların hemen arkasından yaşanan beklenmedik olaylar bu korkuların, çekincelerin yanlış olmadığını göstermiştir. Yaşamın temel kaynağı olarak kabul edilen Güneş’in ya da geceyi aydınlatan, tarım ve günlük yaşam ritmini düzenleyen Ay’ın gökyüzünde bir anda yok olması, karanlıklar içinde kalması Tanrı’nın verdiği bir ceza, felaketlere gebe olan bir durum olarak kabul edilmiştir.

Astrolojide Güneş ya da Ay tutulmaları radikal değişimlerin habercisi, olayların katalizörü, tetikçisi olarak kabul edilir. Bireysel haritalarda doğumla beraber getirdiğimiz potansiyellerin, başka bir deyişle haritaların vaat ettiklerinin hızla hayata entegre olmasından, beklenmedik gelişmelerden sorumludur. İnsanın pozitif ya da negatif konfor alanından çıkmasını, yeni bir faza geçmesini, bir şeyleri bırakmak ya da başlatmak zorunda kalmasını hızlandıran tetikçilerdir.

Genel olarak bakıldığında meydana geldiği burçların ana temasını korumak kaydıyla, halk hareketleri, genel sağlık, afet, felaket, önemli adımlar, anlaşmalar, ölümler, yönetim değişimleri tutulmalardan sonra olagelir. Sonuca bakıldığında katalizör etkisiyle, değişimin başlamasına, yeninin yaşama entegre edilmesine hizmet eder, ama alışılmışın dışında yaşanan, konfor alanının dışına çıkaran süreçlerin de kolay olacağını söylemek pek olası değildir.

DOLUNAYDA TUTULMA: HASAT ZAMANI

Ay tutulması, Güneş-Ay karşıtlığında, yani Dolunay’da, Dünya’nın Güneş ile Ay arasına girerek, Ay’ın Güneş’ten aldığı ışığı kapatması halinde gerçekleşir. Bitişlerle alakalı Dolunay fazında meydana gelen Ay Tutulması geçmişte tohumları atılmış, eylemlerin, çabaların, duyguların ve düşüncelerin hasat zamandır. Yanı sıra her Dolunay’da olduğu gibi, başta kadın-erkek olmak üzere her türlü ikili ilişkinin sorgulanma, gözden geçirilme ve yeni bir faza evrilme dönemidir. Dünya genelinde ise, halklarla, beslenmeyle ve günlük yaşamı etkileme ihtimali olan felaketlerle, sıra dışı zorluklarla bağlantılıdır.

Ay Tutulması sırasında Güneş ve Ay’ın arasında giren Dünya’nın başrolde olması, dünyevi işlerin, maddi alemin ve değerlerin, dünyada ve hayatta kalma içgüdüsünün baskın şekilde hissedilmesinde önemli role sahiptir. Ay’ın ışığının kesilmesi, duygular, sezgiler, ruhsallık, besleme, esirgeme, koruma, annelik, aile gibi Ay’a ait kavramların karanlıkta kalacağına işaret eder. Ay’ın karanlıkta kalmasıyla, iç sesin, vicdanın, sağduyunun, merhametin ve duyguların karanlıkta kalması söz konusudur.

Geçmişi ve bilinçdışını sembolize eden Ay’ın Güneş’ten gelen ışıktan mahrum kalması, karmayla bağlantılı Ay düğümlerinin kavuşum ve karşıt açılarla bu fenomene dahil olması, yaşananların hem geçmiş karmalarla hem de oluşmakta olan, gelecek karmayla bağlantılı olduğunun, kadersel değişimlerin ve deneyimlerin bu dönemde etkili olacağının ifadesidir.

Özellikle bireysel haritalarda, Güneş, Ay ve yükselen burç gibi kişisel astrolojik noktalarla tutulum haritalarındaki derecelerin ilişki kurması (açı yapması) daha önemli ve iz bırakan etkilerin yaşanmasına neden olur. Gezegenlerin ya da astrolojik noktaların burç ve ev konumlarına göre, ilgili konularda ve hayat alanlarında kadersel sonlanmalara, bitişlere neden olacak “tetikçi” bir etki yaratır.

OLGUNLAŞTIRAN DENEYİMLER

Aslında deneyim kazandıran, yaşamda bir sonraki faza hızla geçiş sağlayan, olgunlaştıran, farkındalığı yükselten olayların yaşanması söz konusudur. Doğumlar, ölümler, evlilikler, boşanmalar, işten ayrılmalar, iş başlangıçları, yerleşim yeri değişiklikleri, önemli anlaşmalar tutulmalardan sonra hızla yaşamda kendini gösterir. Bu deneyimlerin tutulmalardan hemen sonra gerçekleşmesi de şart değildir. En azından bir dahaki tutulmaya kadar altı ay ila bir sene içerisinde bu dereceler, diğer transitlerle tetiklendikçe, yaşamda sürprizli, yeni kararlar ve eylemler ortaya çıkar.

Doğum günlerine denk gelen tutulmalar çok daha önemlidir. Bu durumlarda sağlığa, ilişkilere, iş yaşantısına daha önem vermeli ve tedbirli olmak gerekir. Özellikle Ay tutulması dönemlerinde söylenen her şeye inanmamalı, gerçekliğini sorgulanmalıdır. Söylenenlerin ya da yaşanan deneyimlerin gerçekte ne olduğunu iyice anlamalı ve hayatınızın, karakterinizin ve davranışlarınızın farkına varmadığınız hangi parçasını işaret ettiğini anlamaya çalışmalısınız. Sağduyunuzu korumaya önem vermeli ve vicdanınızın sesinden uzaklaşmamalısınız.

ANA TEMA: ADAPTASYON

26 Mayıs tarihindeki Ay Tutulması, Yay burcunun 5 derecesinde meydana gelecek ve bu esnada ufukta 23 derece Başak burcu yükseliyor olacak. Güneş ve Ay’ın yanı sıra Ay Düğümleri, Merkür, Venüs ve Jüpiter de Değişken burçlarda ve Dolunay haritasının Değişken evlerinde yoğunlaşma var. Yani ana tema, adaptasyon, elastikiyet, araştırma, öğrenme, değişime direnç göstermeme ve yeni bir faza geçmek için hazırlanma.

Balık burcunda ve 6. Evde bulunan Jüpiter ile Güneş ve Ay’ın meydana getirdiği T-Kare’nin yanında, 6. Evde yerleşmiş Neptün’ün de haritanın yükselen noktasına yaptığı karşıt açı çok dikkat çekici. Altıncı ev sağlık, hizmet sektörü, günlük çalışma yaşantısı ile alakalıdır. Dolunay anında ufuktaki Başak burcu da yine aynı temaları içerir. Dolayısıyla çalışanlarla, sağlıkla ve günlük akışla alakalı, aşırıya kaçan, karmaşa yaratan, dağınıklığa, yanlış anlaşılmalara neden olabilecek bazı, duyarsız, sağduyu eksikliği taşıyan kararların alınması mümkün olabilecektir.

İkizler’de yoluna devam eden Kuzey Ay Düğümü, Yay burcunun dogmatikliğe yatkın, detaylardan uzak kalmayı tercih eden, bildiğinden başka doğru olmayacağına inanan, büyük resme odaklanan, önyargıya yatkın tavrından uzaklaşarak; soru soran, öğrenmeye açık, merak eden, pragmatik, düşünsel paylaşımları tercih eden İkizler tavrına yaklaşmak gerektiğini ifade ediyor. Bu son tutulmada belirgin şekilde hissedilen Başak vurgusu da detayların, nüansların, çalışmanın, bilgi konusunda tevazu sahibi olmanın önemli olduğunu, duyduklarımızı, öğrendiklerimizi kendi filtrelerimizden geçirerek, analiz etmemiz gerektiğini ifade ediyor.

İkizler-Yay sembolizması, inançlar, din, bireysel felsefeler, kanunlar, eğitim, yüksek öğrenim, medya, yayıncılık, ticaret, iletişim, seyahatler, göçler konusunda zorlayıcı, stres ve karmaşa yaratıcı, hızlı, dogmatik olabilecek, sağduyu eksikliğiyle bazı karar ve sonuçlara varılabileceğini de gösteriyor. Bu sonuçların en fazla çalışma hayatlarını ve sağlık konusunu etkilemesi söz konusu.

Dolunay anında meydana gelen ikinci T-Kare’de, Merkür, Venüs, Neptün ve Yükselen Burç noktası dahil olmuş durumda. Özellikle medya, ticaret, eğitim, finans alanında alınacak bazı idari kararların, rasyonel olmadığını, idealle realitenin arasında, aşılması çok zor olan engeller bulunduğunu, bunun gerginliklere ve çatışmalara neden olabileceğini gösteriyor.

Dolunay anında karşıt konumda bulunan Mars ve Pluto da gerginliklerin, kolluk gücünün, manipülatif yaklaşımların ölçüsüz kullanılabileceğinin göstergesi. Tutulmadan sonra bu açı kesinleşerek, daha etkili bir hal alacağı için, aslında sert, şiddet içeren durumların yüksek potansiyel olduğuna da işaret etmekte.

Bu Dolunay’ın ve Ay tutulmasının size sağduyunuzu kaybetmeden, vicdanınızın sesini duyarak, sağlıklı ve faydalı bırakışlarda, sonuçlarda ve kararlarda hizmet vermesini dilerim.

Karanlıklarınız aydınlansın.

 

Yorumlar